GÜNCEL SERGİ

Ayağımdaki
Diken

Mayıs-Kasım 2017
​Önce babamın abisi gitmiş, sonra başkaları ve ardından babam izlemiş gidiş yolunu. O anlattı, atlarla günlerce süren yolculuklarını; ben de ondan öğrendim Çetinkaya - Erzincan demiryolu yolcularının hikayelerini. Ve bu yolculuk başladığından bu güne hiç bitmedi. O nedenle yetmiş bir yıllık yaşamımda en çok gitmekle ilgili anılarım oldu. Belki de bu nedenle bir çocukluk anımı; ayağıma batan, orada yer eden, kaşınan, sonra da beni terk eden bir dikenin öyküsünü sergime başlık olarak seçtim.

Ayağımdaki 
Diken
Ayağımdaki 
Diken
Ayağımdaki 
Diken

ON

12.08.2015
Baksı Müzesi, on yıl önce, bir hayal olarak başlayıp gerçek oldu. Başlangıcından itibaren müze katılımcı ve işbirliğine dayalı bir karakter üzerine kuruldu. Her zaman bölgede yaşayanlar ile bağlantısını vurgulayan müze, yerel sanatları kendi bünyesinde birleştirmiş ve bölgedeki insanlarla birlikte projeler geliştirmiştir. ON sergisi, başlıca çağdaş Türk sanatçılarını, yerel sanat yapıtlarını ve tarihsel olduğu kadar etnoğrafik açıdan da önemli eserleri izleyiciyle buluşturmakta ve müzenin koleksiyonuna dair bir seçki sunmaktadır.
Baksı Müzesi'nin çoğulcu karakterinden dolayı, ON sergisi koleksiyonunun çok katmanlı karakterini ortaya çıkarmak için sanat ve zanaat eserlerini birbirine bağlayan bir küratör stratejisi ile oluşturuldu. Sergi, yüksek sanat ve halk sanatı, plastik sanatlarla el sanatlarının arasındaki geleneksel hiyerarşi ile aralarındaki tarihsel ve çağdaş farklılıklar yok saymaktadır. Böylece, serginin ziyaretçileri dünyamıza farklı yollardan ve açılardan bakma şansı elde etmektedir.
Marcus Graf

ON
ON
ON
ON
Miro'ya açılan heykelli yol

14.08.2014
Heykelli yollar, antik dönemden gelen bir alışkanlıkla, her zaman kentlerin ana damarı olarak algılanır ve insanları merkeze ulaştırır. Kentin merkezi, toplumun önemsediği değerleri sergiler; kahramanların, sanatçıların ya da filozofların anıtları, kentin idari binaları, tapınaklar, müzeler, tiyatrolar vb. hep bu heykelli yolların çıktığı merkezlerde yer alır. Heykelli yollar, her ne kadar insanları merkeze taşımak işlevini görürlerse de aslında bu yolların kendileri de en az merkez kadar değerlidir. Çünkü o kentin tüm kent planlamacıları, sanatçıları, tasarımcıları ve hatta yöneticileri, bu yolun merkezde bulunan şeylerle aynı değerde olması ve onlarla bir anlam bütünlüğü kurması için uğraşmışlardır. Böylece yüzyıllar sonra bugün o antik kentlere baktığımızda, merkezdeki değerler ile heykelli yolları aynı hayranlıkla seyrederiz. Bizi etkileyen şey ise bunca zamanın ardından, o dönemde önemli görülen şeylerle, onlara verilen değerin ifade edilme biçimi arasında, estetik bir uyumun yakalanabilmesidir. Baksı Müzesi, 2014 Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü kazanması dolayısıyla, bir yıl boyunca ünlü Katalan sanatçı Joan Miro’nun “Femme aux Beaux Seins” adlı heykelini sergilemeyi de hak etmiş oldu. Ve işte bu süre içinde Baksı Müzesi, Miro’yu merkeze yerleştiriyor ve onun çevresinde oluşturulan bir sergi ile metaforik bir heykelli yolu da inşa ediyor.
Emre Zeytinoğlu

Miro'ya Açılan Heykelli Yol
Miro'ya Açılan Heykelli Yol
Miro'ya Açılan Heykelli Yol
Miro'ya Açılan Heykelli Yol
Miro'ya Açılan Heykelli Yol
Mesafe Ve Temas

22.06.2012
“Mesafe ve Temas” dört ana bölümden oluşuyor. Serginin tasarım bölümü Faruk Malhan, moda bölümü Arzu Kaprol, yemek kültürü bölümü Engin Akın, sanat bölümü ise, aynı zamanda serginin genel çerçevesini de belirleyen Fırat Arapoğlu, Mürteza Fidan ve Kurucu Koçanoğlu tarafından hazırlandı. Projenin etkinlik danışmanlığını Ayşegül Sönmez, Emre Zeytinoğlu ve Hüsamettin Koçan üstlendi. “Mesafe ve Temas”, yöreden büyük kentlere yaşanan göçler ve bunun bir sonucu olarak ortaya çıkan kültürel kopuşlar nedeniyle oluşan mesafeyi bir buluşmaya dönüştürebilmeyi amaçlıyor. Bu tema çerçevesinde yerel ve çağdaş birikimleri biraraya getirmek, bölge için üretim ve istihdam olanaklarını yenilemek ve çoğaltmak da projenin kazanımları arasında yer alıyor. Tüm bu süreçte hedef, Bayburt’un köyleri ve kasabalarındaki üretim ve istihdam olanaklarını yenilemek, dokumacılık, marangozluk gibi yok olan meslekleri tekrar canlandırmak. Sergi özellikle yöredeki kadınların yaratıcı ve üretici yönlerini desteklemeyi hedefliyor.
 

Mesafe ve Temas
Mesafe ve Temas
Mesafe ve Temas
Mesafe ve Temas
Mesafe ve Temas

Gelenek
ve Sanat

20.10.2010
2010 yılında düzenlenen açılış sergisinde günümüz sanatı bölümünde Ali Kazma, Alp Sime, Aslımay Altay, Ayşen Urfalıoğlu, Aziz Sarıyer, Beril Anılanmert, Burak Bedenlier, Esma Paçal Turam, Gülay Semercioğlu, Güler Güngör, Hüsamettin Koçan, Kurucu Koçanoğlu, Murat Morova, Mürteza Fidan, Nermin Er,Ramazan Bayrakoğlu, Suzi Hug Levi, Şakir Gökçebağ, Tuğrul Selçuk, Zafer Mintaş’ın işleri yer aldı. Bu sanatçılar “gelenek ve sanat” olgusundan yola çıkarak yapıtlarını resim, heykel, video, yerleştirme gibi geniş bir yelpazede gerçekleştirdi. Asma Kat Galeri’de moda tasarımcısı Özlem Süer’in ehram kumaşından tasarladığı giysiler "Çağrışımlar 9" adı altında sergilendi.

Gelenek 
ve Sanat
Gelenek 
ve Sanat
Gelenek 
ve Sanat
Gelenek 
ve Sanat
Gelenek 
ve Sanat
Gelenek 
ve Sanat

Şaman
Güncesi

16 Mart - 3 Nisan 2004
Farklı kuşaklardan 123 sanatçının katılımı ile gerçekleşen “Şaman Güncesi” sergisi, Baksı Müzesi’nin kuruluşuna önemli katkı sağlayan sanatçı etkinliklerinin başında geliyor. “Baksı Müzesi” projesine ilk inanan ve destek verenler sanatçılar oldu. Müzenin inşası sırasında karşılaşılan zorluklar, sanatçıların destekleriyle aşıldı. İmkânlar tükendiğinde, sanatçılar projenin gecikmesine razı olmadılar ve her seferinde “Biz de varız” dediler. “Şaman Güncesi” sergisi böyle doğdu… Sergi, hem bölgeye hem de sanat ve sanatçının tılsımlı varoluşuna ilişkin yeni önermeleri de beraberinde getirdi.

Şaman 
Güncesi
Şaman 
Güncesi
Şaman 
Güncesi
Şaman 
Güncesi
Şaman 
Güncesi

Tılsımlı
Eller 2

14 Aralık - 7 Ocak 2003 
Çağdaş Türk resminin önde gelen sanatçıların katılımları ile düzenlenen “Tılsımlı Eller 2” sergisi Baksı Müzesi kompleksinin kuruluşuna katkı amacıyla üretilen özgün baskı yapıtlarından oluşan özel bir koleksiyon. 19 sanatçının katkısıyla, iki seri halinde 41 takım üretilen özgün baskılar, hem bir koleksiyon oluşturuyor, hem de bu koleksiyonu edinen sanatseverlere müzeye anlamlı bir katkıda bulunma olanağı sağlıyor.

Tılsımlı 
Eller 2
Tılsımlı 
Eller 2
Tılsımlı 
Eller 2
Tılsımlı 
Eller 2

Tılsımlı
Eller

2000 yılında hazırlıklarına başlanan Baksı Müzesi, 2002 yılında Bilgi Üniversitesi’nin sanat mekanı Bilgi Atölye 111’de kamuoyuna duyuruldu. Hüsamettin Koçan’ın özgün baskı yapıtlarından oluşan “Tılsımlı Eller“ dosyaları Müzeye katkıda bulunmayı amaçlıyordu.

Tılsımlı 
Eller
Tılsımlı 
Eller
Tılsımlı 
Eller
Tılsımlı 
Eller
Tılsımlı 
Eller